‘Dönüşüm tercih  değil, zorunluluk’   
24 Eylül 2026 17:33

‘Dönüşüm tercih değil, zorunluluk’  

Saadet Partisi Gölcük İlçe Başkanı Mustafa Özsoy, ilçe gündemine dair açıklamalarda bulundu. Özsoy, “Gölcük, depremin acısını en ağır şekilde yaşamış bir ilçedir. Bu nedenle depreme dayanıklı yapılaşma ve kentsel dönüşüm bizim için bir tercih değil, zorunluluktur” dedi

Saadet Partisi (SP) Gölcük İlçe Başkanı Mustafa Özsoy, haftalık basın açıklamasında ilçe gündemine dair açıklamalarda bulundu. Başkan Özsoy, yapmış olduğu açıklamada “Bugün Gölcük'ümüzü yakından ilgilendiren iki önemli konu hakkında değerlendirmelerde bulunmak istiyorum. Gölcük, depremin acısını en ağır şekilde yaşamış bir ilçedir. Bu nedenle depreme dayanıklı yapılaşma ve kentsel dönüşüm bizim için bir tercih değil, zorunluluktur. Ancak kentsel dönüşüm sadece betonarme binaların yenilenmesi değildir. Kentsel dönüşüm, insanı merkeze alan bir sosyal dönüşüm olmak zorundadır” dedi.

‘YERİNDE DÖNÜŞÜMÜ SAVUNUYORUZ’

Özsoy, sözlerinin devamında “Vatandaşlarımızın yıllardır yaşadığı mahallelerinden, komşularından ve sosyal hayatlarından koparıldığı, ekonomik olarak altından kalkamayacağı yüklerle karşı karşıya bırakıldığı bir dönüşüm anlayışı doğru değildir. Biz Saadet Partisi olarak yerinde dönüşümü savunuyoruz. İnsanlarımız yaşadıkları mahallelerde, komşuluk ilişkilerini kaybetmeden, mağdur edilmeden güvenli konutlara kavuşturulmalıdır. Bu kapsamda kamuoyuna yansıyan bilgiler bizleri ayrıca üzmektedir” ifadelerine yer verdi.

‘ALIŞTIKLARI ÇEVREDE ÇÖZÜMLER ÜRETİLMELİDİR’

Açıklamalarını sürdüren Başkan Özsoy, “Temeli atılırken sekiz katlı olarak planlandığı ifade edilen, daha sonra daha düşük kat sayısıyla inşa edilen Gölcük Huzurevi'nin deprem güvenliği gerekçesiyle yıkılacağının öğrenilmesi ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Asıl üzücü olan ise burada kalan büyüklerimizin farklı il ve farklı merkezlere gönderileceklerinin konuşuluyor olmasıdır. Yıllardır aynı sofrayı paylaşan, aynı koridorlarda yürüyen, birbirlerine kardeş olmuş insanların ömürlerinin bu döneminde birbirlerinden ayrılması vicdanları yaralamaktadır. Yetkililere çağrımız nettir. Bu insanlar yük değildir. Onlar bizim baş tacımızdır. Büyüklerimiz birbirlerinden koparılmadan, mümkünse yine Gölcük'te, alıştıkları sosyal çevre içerisinde hayatlarını sürdürebilecekleri çözümler üretilmelidir. Devletin görevi vatandaşını mağdur etmek değil, mağduriyetini gidermektir” diye konuştu.

‘SÜREÇLER DAHA ŞEFFAF HALE GETİRİLMELİDİR’

Özsoy, “Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan ve Gölcük Belediyesi'nde görev yapan bazı personellerin adının da geçtiği operasyon nedeniyle oluşan tartışmaları dikkatle takip ediyoruz. Devam eden adli süreç hakkında peşin hüküm vermek doğru değildir. Hukuk devletinde herkes için masumiyet karinesi esastır. Elbette nihai değerlendirmeyi bağımsız yargı yapacaktır. Ancak yaşanan gelişmeler, belediyelerde personel alım süreçlerinin daha şeffaf hale getirilmesi gerektiğini bir kez daha göstermiştir. Bugün binlerce gencimiz KPSS'de yüksek puan alabilmek için yıllarca emek vermektedir. Alan sınavlarına hazırlanmakta, gecesini gündüzüne katmaktadır. Buna rağmen 90'lı puanlarla dahi atama bekleyen gençlerimiz bulunmaktadır” dedi.

‘BELEDİYELER MİLLETİN KURUMLARIDIR’

Başkan Özsoy, “Bu nedenle kamuoyu adına bazı soruları sormayı görev biliyoruz. Belediyelerde işçi alımları hangi usulle yapılmaktadır? Memur alımları hangi objektif kriterlere göre gerçekleştirilmektedir? KPSS puanı hangi alımlarda esas alınmaktadır? Hangi personeller KPSS puanıyla göreve başlamıştır? Hangi personeller idari kararlarla veya farklı usullerle istihdam edilmiştir? Belediyenin yaptığı personel alımı ilanları nerede yayımlanmaktadır? Vatandaşlarımız bu ilanlara hangi internet sitesi veya hangi resmi platform üzerinden ulaşabilmektedir? Kamuoyunun erişebileceği düzenli ve şeffaf bir ilan sistemi var mıdır? İlanlardan gerçekten tüm Gölcüklü gençlerin haberi olmakta mıdır? Kaç kişi başvurmaktadır? Başvuranların kaçı Gölcüklüdür? Başvuranların kaçı mülakata çağrılmaktadır? Alınan personelin kaç tanesi Gölcük'te ikamet etmektedir? İşe alınan adaylar hangi objektif ölçütlerle belirlenmektedir? Ehliyet ve liyakat gerçekten temel kriter midir? Yoksa kamuoyunun bilmediği başka değerlendirme mekanizmaları mı bulunmaktadır? Bu sorular herhangi bir kişiyi hedef almak için değil; kamu yönetiminde şeffaflığın, hesap verebilirliğin ve fırsat eşitliğinin sağlanması için sorulmaktadır. Çünkü belediyeler milletin kurumlarıdır” diye konuştu.

‘ŞEFFAFLIĞIN OLMADIĞI YERDE GÜVEN OLMAZ’

Özsoy, son olarak “Milletin kurumlarında işe alımlar da milletin vicdanını rahatlatacak kadar açık ve denetlenebilir olmalıdır. Biz Saadet Partisi olarak inanıyoruz ki; adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil, işe alımlarda da tecelli etmelidir. Liyakatin olmadığı yerde adalet olmaz. Şeffaflığın olmadığı yerde güven olmaz. Güvenin olmadığı yerde ise güçlü bir belediyecilikten söz edilemez. Biz kimsenin haksız yere suçlanmasını istemediğimiz gibi, hiçbir gencimizin de hakkının yenmesini istemiyoruz. Saadet Partisi olarak bundan sonra da hakkın, hukukun, adaletin ve milletimizin yanında olmaya devam edeceğiz” diyerek açıklamalarını sonlandırdı. Meltem ALKAN

BENZER HABERLER
X